İş kazalarını önlemek için sürekli önlemler alınsa da, bütün dünyada bu kazalarda yaşanan sakatlıkların ve ölümlerin sayısı artıyor. Avrupa Birliği resmi istatistik ofisi Eurostat ve Türkiye’de sosyal güvenlik kurumu verilerine göre, iş kazalarında en çok insanın öldüğü ülke Türkiye olarak karşımıza çıkıyor.
Onur Metin | ÖZEL HABER
Avrupa’da, herhangi bir iş kazasından sonraki 1 yıl içinde ölen kişinin ölümü iş kazası kapsamında değerlendirilirken, Türkiye’de böyle bir kriter yok. Türkiye’de iş kazalarında ölüm istatistikleri, ani gelişen iş kazalarında ölenleri kapsıyor. Ayrıca, eğer SGK’ya kayıtlı, sigortalı çalışan değilseniz, kanunun kapsamadığı çalışma biçimlerine haiz olduğunuz için, kaza verileri de sisteme hiç eklenmiyor. Türkiye’de bir kazanın iş kazası olarak sayılabilmesi için, şu dört şarttan birini sağlaması gerekmektedir; a. İşçinin işyerinde bulunduğu sırada, b. İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, c. Emziren kadın sigortalıya süt vermek için ayrılan zamanlarda, d. İşverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş geliş sırasında meydana gelen ve sigortalıyı bedenen veya ruhen engelli hale getiren olaylar iş kazası olarak değerlendiriliyor.
İçindekiler
TÜRKİYE’DE KAYITSIZ İŞ KAZALARI MI VAR?
AB’nin 28 ülkesinin yer aldığı AB-28 ve Türkiye’de, iş kazaları en çok 10-49 arasında işçi çalıştıran iş yerlerinde ve 50-249 arası iş çalıştıran iş yerlerinde yaşanmış olarak görülüyor.
En az yaşanan iş kazaları, AB-28’de 250-499 arası işçi çalıştıran iş yerlerinde görünürken, Türkiye’de ise en az iş kazasının gerçekleştiği iş yerleri 1-9 arası işçi çalıştıran kurumlar olarak görülüyor. Türkiye’de işletmelerin %93.7’sinde, AB’de ise %92.4’ünde 1-9 arası çalışan var, yani 1-9 arası işçi çalıştıran kurumların sayısı arasında görünen büyük bir oransal fark yok. Ancak iş kazalarının oransal olarak bu sayıda (1-9 arası) personel çalıştıran iş yerlerinde kazaların sayısı AB’de daha yüksekken, Türkiye’de daha düşük olmasının sebebi ise, Türkiye’de bu tip küçük işletmelerde yaşanan iş kazalarının yeterince kayıt altına alınmaması olarak görülebileceği iddia edilmiş (Kaynak: Aydın, U., Karaca N.G., Özgüler V. C., Karaca, E., (2013). İş sağlığı ve güvenliği eğitiminin iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesindeki rolü.Çimento İşveren Dergisi, 27(4), 24-45. ).
DÜNYADA ÖLÜMLÜ İŞ KAZALARINDA TÜRKİYE İLK SIRADA
Dünyanın her yerinde hemen her gün ölümlü ve yaralanmalı iş kazaları meydana geliyor. İş kazası sayıları, birçok Avrupa ülkesinde oldukça düşük durumdayken, bazılarında hem nüfus hem de alınmayan ya da eksik alınan önlemler dolayısıyla biraz daha yüksek olabiliyor. Ancak, Türkiye’yle karşılaştırıldığında, Türkiye’nin durumunun kötü olduğunu görmek zor değil. Aşağıda onurmetin.com.tr için hazırladığım grafikte, AB ülkeleri ve Türkiye’de yaşanmış olan ölümlü iş kazalarında ölüm sayısının ülkelere ve yıllara göre dağılımı var. Bu grafiğe göre, Türkiye tüm yıllarda iş kazalarının sonucunda en yüksek ölüm sayısına sahip ülke. Sonraki sıralar, yıllar içinde zaman zaman değişse bile, kazalar sonucu ölüm sayısında Türkiye’nin ardından gelen ülkeler, İtalya, Fransa, İspanya, Almanya, Romanya ve Polonya gibi birkaç ülke şeklinde ilerliyor. Birleşik Krallık yani yaygın bilinen adıyla İngiltere, 2020 yılında AB’den çıktığı gerekçesiyle bu yılın istatistiğinde yer almasa da, önceki yıllarda yukarıdaki listenin devamı olarak görülüyor.
Aşağıdaki etkileşimli grafikte, hem yılları seçerek yıllara, hem de ülkelere göre filtreleme yapabilirsiniz.
Aşağıdaki grafikte ise, AB ülkelerinin farklı dönemlerdeki toplam sayıları ve tüm üye olan ülkelerde kaç kişinin iş kazası nedeniyle öldüğü toplamı bilgisi var. Soldaki kırmızı kolonlar ise Türkiye’yi temsil ediyor.
TÜRKİYE’DE İŞ KAZALARININ MALİYETİ: HER GÜN ORTALAMA 4 CAN
SGK verilerine göre, 2018 yılında Türkiye’de toplam 430.985 iş kazası meydana gelirken, ölümcül kaza sayısı 1541 olarak belirtildi. Ortalama olarak bakıldığında, Türkiye’de her gün 4,2 işçi hayatını kaybediyor. Tabii bu resmi kayıtlı işçilerin, iş kazası olarak kabul edilen durumlarda yaşadıkları ölümler. Kayıtsız olarak çalışarak ölen işçilerin sayısını SGK söylemiyor. Onun dışında kurumların itiraz ederek ölümünü başka bir durumda sundukları (örneğin iş yerinde ölmediklerini söyledikleri) işçiler de olabilir.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin (İSİG) raporu, SGK’dan başka bir veri sunarak, 2022 yılının ilk 9 ayında Türkiye’de en az 1359 işçinin yaşamını yitirdiğini söylüyor. Bu istatistiğe göre günlük ortalama ölüm sayısı yaklaşık 5 kişi.

İSİG’in 2021 yılı raporuna göre ise iş kazasında hayatını kaybedenlerin sayısı en az 2170’e yükselmişti.
İSİG’in sitesinde yayınladığı eski raporlar için şu bağlantılara bakılabilir.
- 2021 Yılı: 2170 İşçi yaşamını yitirdi. rapor için tıklayınız.
- 2020 Yılı: 2427 İşçi yaşamını yitirdi. rapor için tıklayınız.
- 2019 Yılı: 1736 İşçi yaşamını yitirdi. rapor için tıklayınız.
- 2018 Yılı: 1923 İşçi yaşamını yitirdi. rapor için tıklayınız.
- 2017 Yılı: 2006 İşçi yaşamını yitirdi. rapor için tıklayınız.
- 2016 Yılı: 1970 İşçi yaşamını yitirdi. rapor için tıklayınız.
- 2015 Yılı: 1730 İşçi yaşamını yitirdi. rapor için tıklayınız.
- 2014 Yılı: 1886 İşçi yaşamını yitirdi. rapor için tıklayınız.
- 2013 Yılı: 1235 İşçi yaşamını yitirdi. rapor için tıklayınız.
İŞ KAZASI ÖLÜM HIZI VERİSİ NE SÖYLÜYOR?
İş kazası ölüm hızı, her 1.000.000 çalışma saatinde meydana gelen ölümlü iş kazası sayısını göstermektedir.
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından, 2021 yılı Ekim ayında yayınlanan 2022 yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı verilerine göre, ölümlü iş kazası oranları 2022 için tahmin edildi. Bu tahmine göre, 2020 yılında ölümlü iş kazaları sayısı yüz binde 6.8 olurken, 2021 yılında 6.3 olması, 2022 yılında ise 5.9 olması planlandı. Yani, 2022 yılında her 100.000 kazada, 5.9 kazanın sonucunun ölümlü olması bekleniyor.
Aynı istatistikte, işgücüne katılım oranı da %50 civarında (%49-52) kalırken, kadınların %31-35’i arası işgücüne katılacak, işsizlik oranı (İŞ-KUR aracılığıyla iş aramaya devam eden, çalışma yaşındaki ve öğrenci olmayan kişiler) %13-12 arasında. Ama örneğin 3 üniversite bitirmiş, 2 yabancı dili olan, ama iş bulamayan biri, eğer İŞ-KUR’a kayıtlı değilse ve orada iş arıyor olarak görünmüyorsa, iş aramadığı düşünülüyor ve işsiz sayılmıyor.
| Performans Göstergeleri Birim | Birim | 2020 | 2021 (tahmin) | 2022 (program) |
| İşgücüne Katılma Oranı (Yüzde) | Yüzde | 49,3 | 51,4 | 52,4 |
| İşgücüne Katılma Oranı, Kadın (Yüzde) | Yüzde | 30,9 | 32,9 | 34,9 |
| İstihdam Oranı (Yüzde) | Yüzde | 42,8 | 44,9 | 46,1 |
| İşsizlik Oranı (Yüzde) | Yüzde | 13,2 | 12,6 | 12 |
| Kısmi Süreli Çalışan Oranı (Yüzde) | Yüzde | 11,3 | 12 | 13 |
| Kayıt Dışı İstihdam Oranı (Yüzde) | Yüzde | 30,6 | 29 | 28,5 |
| Ölümlü İş Kazası Oranı (Yüz Binde) | Yüz Binde | 6,8 | 6,3 | 5,9 |
İSTİHDAMA ORANLA İŞ KAZASI SONUCU ÖLÜM SAYISI
AB’de toplam istihdam edilen kişi sayısına göre bakıldığında, 2019 yılı için en az işçi ölümü oran açısından Hollanda’da. Holanda çapında 100 bin çalışan başına yaşanan ölüm oranı yüzde 0.60. Bu oran Romanya’da 4.33, Lüksemburg’da 4,22, Bulgaristan’da 3.14, Fransa’da 2.74, Almanya’da 0.78.
TÜRKİYE’DE BU KADAR ÇOK İŞ KAZASI YAŞANMASININ SEBEBİ NE?
Uzmanlara göre Türkiye’de bu kadar sık iş kazaları yaşanmasının öncelikli sebebi, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin denetlenme sorunları, taşeronlaşma ve caydırıcılık bakımından görülen yetersizlikler. Tabii, İş Güvenliği uzmanlarının belirsiz bir güvenceyle ve patrona bağlı çalışması da sorunun büyümesinin nedenlerinden biri. İş güvenliği uzmanının patrona bağlı çalışması başka bir güvensizlik doğuruyor, hem işçi hem de İSG uzmanı için.
Esnek ve kuralsız çalışma, geçici iş ilişkisi, taşeronlaştırmayı yasal hale getiren, kıdem tazminatlarını, fazla mesai ücretlerini, sendikal hak ve yetkileri kısıtlamaya çalışan, işçi sağlığı ve iş güvenliğini işveren yükümlülüğü olarak görmeyen, örgütlülük önüne engeller koyan yasalar da ölümlerin sürmesinin nedenlerinden biri olarak görülüyor.
İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ UZMANLARININ EN BÜYÜK SORUNU
İş güvenliği uzmanları statüleri gereği “iş müfettişleri” gibi “devlet memuru” olarak değil işverene bağımlı olarak çalışmaktalar. Bir firmadan maaş alırken, o firmayı denetlemesinin beklenmesi de iş güvenliği uzmanı için oldukça zor bir durum. İşsiz kalma kaygısı göz önüne alındığında, maaşını kimden ödediği konusu daha ön planda yer almaktadır. Neticede, işyerinde yaşanan olumsuzlukların giderilmesinde iş güvenliği uzmanlarının işverene karşı etkinliği konusu tam oturmamış durumdadır.
İSG uzmanı hayati tehlike bulunduran durumları işverene bildirmekle ve çözülmesini istemekle ya da çözmekle yükümlüdür. Ancak işveren bu bildirimlerin gereklerini yerine getirmeyebilir, bu durumda İSG uzmanının sorumluluğu devam eder. İş Sağlığı Uzmanı, maaşını ödeyen patronunu bakanlığa şikâyet etmekle yükümlüdür. Bir çalışanın patronunu şikâyet etmesi ve bunun sonucunda iş yerinin kapatılması işini kaybetmesi anlamına geleceği için, dahası tekrar iş bulamayacak olması anlamına gelir.
Haberin linkini yayınladığınız haber metninde verdiğiniz için teşekkür ederiz.

Bir yanıt yazın