2022-2023 eğitim öğretim yılı verilerine göre toplam 208 yükseköğretim kurumunda 6.950.142 öğrenci, 184.566 öğretim elemanı bulunuyor. Aşağıda etkileşimli grafikle öğrenci sayısı gösterilmiştir.
Oldukça zengin bir yüksek öğretim tarihi ve kültürüne sahip olan Türkiye, çok çeşitli programlar ve dereceler sunan, sayıları giderek artan üniversitelere ev sahipliği yapmaktadır.
Yükseköğretim Kurulu’nun yaptığı yazılı açıklamaya göre, 2022-2023 Öğretim Yılı Yükseköğretim İstatistikleri güncellendi. Bu istatistiksel verilere göre, 2023 yılı itibariyle Türkiye’deki 208 yükseköğretim kurumunda bulunan öğrenci sayısı 6.950.142 öğrenciyken, bunun yanında 184.566 öğretim elemanı bulunuyor.
Bu kurumlar, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi daha büyük şehirlerde yoğunlaşmakla birlikte, ülke geneline yayılmıştır.
İçindekiler
- 1 Toplam öğrenci sayısı
- 2 Yeni kayıt yaptıran öğrenci sayısı
- 3 2021-2022 yılındaki mezun sayısı
- 4 Öğretim elemanı sayısı
- 5 Türkiye’de Üniversite sayısı nasıl arttı?
- 6 Her lise mezunu için üniversitelerde kontenjan var, ama iş yok
- 7 Türkiye’de işsizlik oranının yüksek olmasının sebebi sadece üniversitelerin sayısının yetersizliği olabilir mi?
Toplam öğrenci sayısı
2022-2023 eğitim öğretim yılında, Türkiye’de Devlet ve Özel Eğitim kurumlarında toplam 6.950.142 öğrenci bulunuyor. 6.204.078’i devlet üniversitelerinde, 735.433’ü vakıf üniversitelerinde, 10.631’i vakıf meslek yüksekokullarında öğrenim görüyor.
Yeni kayıt yaptıran öğrenci sayısı
2022-2023 eğitim öğretim yılında üniversitelere toplam 1.846.654 kişi yeni kayıt yaptırdı. Bunlardan 1.620.688’i devlet üniversitelerine, 221.494’ü vakıf üniversitelerine, 4.472’si vakıf meslek yüksekokullarına kaydoldu.
Aşağıdaki etkileşimli grafikte, her ilde bulunan devlet üniversiteleri, vakıf üniversiteleri, meslek yüksek okulları; bunun yanında ön lisans, lisans, yüksek lisans, doktora öğrencileri ayrı ayrı sıralanmış durumdadır. Bu grafik, 2022-2023 Öğretim Yılı Yükseköğretim İstatistikleri’ne göre hazırlanmıştır.
2021-2022 yılındaki mezun sayısı
2021-2022 akademik yılında yükseköğretim kurumlarından mezun olan sayısı toplam 903.673 kişi olarak belirlendi. Diploma alanlardan 773.325’i devlet üniversitelerinden, 127.957’si vakıf üniversitelerinden, 2.391’i vakıf meslek yüksekokullarından mezun oldu.
Öğretim elemanı sayısı
2022-2023 eğitim öğretim yılında toplam 184.566 öğretim elemanının 154.981’i devlet üniversitelerinde, 29.338’i vakıf üniversitelerinde, 247’si vakıf meslek yüksekokullarında bulunuyor.
Öğretim elemanlarının 34.280’i profesör, 22.462’si doçent, 44.216’sı doktor öğretim üyesi, 37.039’u öğretim görevlisi ve 46.569’u araştırma görevlisi olarak görev yapıyor.
Türkiye’de Üniversite sayısı nasıl arttı?
Türk hükümeti son yıllarda yüksek öğretime erişimi artırmak için önemli çabalar sarf etti. Yeni üniversitelerin kurulması ve mevcut kurumların genişletilmesini içeren bu planlar sonucunda Türkiye’deki üniversitelerin sayısı son on yılda önemli ölçüde arttı. Ancak, bununla birlikte hem üniversite mezunu işsiz insan sayısı artarken, işsizlik oranında en yüksek olan grup üniversite mezunları. Oran olarak en çok iş bulanlar ise okuma-yazma bilmeyenler olarak listelendi.
Kasım 2017’de, Milliyet Gazetesi’nden Abbas Güçlü’ye eğitim politikaları üzerine konuşan ve “sözlerimin arkasındayım” diyen Başbakan Binali Yıldırım, şu sözleri sarf ediyordu: “Üniversitesiz ilimiz kalmadı. Ama fakülteler açılırken, sanki üzerinde yeterince düşünülmemiş. Her yıl 100 bin öğretmen mezun oluyor. Devlet olarak ne onlara, ne diğer üniversite mezunlarının hepsine iş bulmamız mümkün değil. Dünyanın hiçbir yerinde de her üniversite mezununa devlet iş vermiyor. Peki, işsiz mi kalsınlar? Hayır! Daha iyi planlama yapmalıyız, meslek yelpazesini genişletmeliyiz ki bir yandan istihdam fazlası varken, öte yandan kalifiye elaman eksikliği yaşanmasın!”
Her lise mezunu için üniversitelerde kontenjan var, ama iş yok
Diğer meslek gruplarında da durum pek farklı değil. Diplomalı işsizler, mühendislikten temel bilimlere, sosyal bilimlerden sanat fakültelerine kadar her alanda büyüyen bir soruna işaret ediyor. Başbakan Yıldırım, Abbas Güçlü ile yaptığı görüşmede sözlerine şöyle devam ediyordu: “Üniversite kontenjanlarımız, liseden mezun olanlardan daha fazla. Birikimi erittiğimizde, her öğrencinin gireceği bir yer olacak. Bu büyük bir başarı.” Başka bir okumayla, her lise mezununa yetecek kadar üniversite kontenjanı var. Ancak bu durum genç işsizliğini bir süre daha ötelerken eninde sonunda üniversite mezunu yeni işsizler yaratıyor. Kasım 2017’de, CHP İstanbul Milletvekili Onursal Adıgüzel artan üniversite sayısıyla ilgili yaptığı açıklamada altyapı çalışmalarını yapmadan üniversite açmanın üniversiteli işsiz sayısını arttırdığını ifade etmiş ve 2000 yılında her 10 işsizden birinin bugün ise her 4 işsizden birinin üniversite mezunu olduğunu belirtmişti.
Türkiye’de işsizlik oranının yüksek olmasının sebebi sadece üniversitelerin sayısının yetersizliği olabilir mi?
Bu konuda daha fazla araştırma yapmak isteyenler için, linkteki akademik makalede, literatür incelenerek, işsizlik ile eğitim düzeyi arasındaki ilişkiyi inceleyen yirmi adet çalışma incelenmiştir. Gelişmiş ülkelerde yapılan çalışmalarda, eğitim düzeyi artışının işsizliği azalttığı tespit edilirken, gelişmekte olan ülkelerde yapılan çalışmalarda ise eğitim düzeyi artışının işsizliği azaltmadığı tespit edilmiştir. Nitekim gelişmiş ülkelerde eğitim durumuna göre işsizlik trendleri incelenmiştir ve eğitim düzeyi ile işsizlik arasında negatif bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Aynı şekilde, gelişmekte olan ülkelerde eğitim durumuna göre işsizlik trendleri de incelenmiştir. Eğitim düzeyi daha yüksek olan bireylerde işsizlik oranının daha yüksek olduğu tespit edilmiştir.
Yani, gelişmekte olan bir ülke olan Türkiye için, üniversite ve üniversite mezunu sayısının artmasının kişilerin iş bulması konusunda önemli bir etkisi olmadığı görülmektedir.
Ayrıca aşağıdaki haberler de ilgili olabilir:
Üniversite mezunlarının sayısı artarken, mezunların istihdamları düşüyor
ve
üniversitelerin oldukça başarısız öğrencileri de dahil etmesi konusunda:
0’dan daha az net yaparak, üniversite kazanılabilir mi? – Cevap: EVET!
Haber: Onur Metin

Bir yanıt yazın