Türkiye’de en çok görülen sağlık sorunu hangisi?

yazar:

kategori: ,

Her toplumda ve her coğrafyada sağlık açısından insanlarda farklı sorunlar görülebilir. Bu sorunların bazıları coğrafi koşullara (hava değişimleri ve sıcaklıklar, yağışlar gibi), bir kısmı insanların genetik olarak hastalıklara yatkınlıklarına ya da evrim sürecinde hangi özelliklerinin iyi olduğuna ya da aynı süreçte hangi özelliklerin gerilediğine bağlı olarak değişebilir. Bunun dışında dış faktörler ya da yaşam koşullarının farklı olması, doktor kontrolü gibi faktörler de bu hastalıkların görülme sıklığını değiştirmektedir. Örneğin, daha bilgisayara bağlı işler yapan kişiler daha uzun sürelerde bilgisayar başından kalkmadığında yaşadıkları oturma problemleri (bel ağrısı, boyun fıtığı vs) ve ağırlık ile çalışan insanların yaşadıkları kimi problemler (bel ağrısı, bel fıtığı), ya da oturma biçimlerine göre belli bir mesleği yapanların benzer şekillerde oturması ve bunlarla ilgili problemler, ya da solunum yolları korunmayan durumlarda, özellikle küçük parçacıklarla çalışan insanların nefes yollarının – akciğer dahil tıkanması gibi ihtimaller Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (Kronik bronşit, amfizem) ve daha birçok olumsuz sonuç ile karşılaşmak mümkündür.

Bu haber neyi söyleyecek?

Ortalama 2 yıllık periyotlarla TÜİK tarafından yapılan Türkiye Sağlık Araştırması ile ülkede genel olarak görülen sağlık sorunlarına karşı bir bakış ortaya çıkartılmaya çalışılmaktadır. Bu araştırma için TÜİK, rastgele dağılım ile hanelerde yaşayan insanlara bir sağlık sorunu yaşayıp yaşamadıklarını sormaktadır. Bunun dışında, bu çalışma yapılarak bireylerin genel sağlık profilinin ortaya çıkarılması ve ülkelerin gelişmişlik düzeylerini gösteren kalkınma göstergeleri içerisinde önemli bir paya sahip olan sağlık göstergelerine yönelik bilgilerin elde edilmesi amaçlanmaktadır. Hem uluslararası karşılaştırmalara imkan vermekte, hem de ulusal ihtiyaçlara ışık tutan bir araştırma olma özelliğini taşımaktadır. Bu haberde, temelde ülkemizde en çok görülen bazı sağlık sorunlarına ışık tutulmak istenmektedir.

Türkiye’de en çok artış görülen hastalık hangisi?

Türkiye’de elimizde bulunan veriler süresince en çok artış yaşanan rahatsızlık, birçoğumuzun bilgisayar başında işlerde çalışmasıyla da bağlantılı olarak “Boyun bölgesi problemleri(boyun ağrısı, boyun fıtığı, diğer boyun defektleri)”.

Bir internet kaynağında, boyun ağrıları şöyle tanımlanmış:

Kemik, disk, kas ve bağ yapılarından oluşan bozukluklar nedeniyle boyunda ağrı gelişebilir. Boyun fıtığı, kireçlenme ve dejeneratif disk hastalığı, servikal dar kanal ve yaralanmalar boyun ya da ense ağrısının sık birer sebebidir. Nadiren tümörler, boyun bölgesinde ağrı sebebi olarak karşımıza çıkabilir.

Boyun ağrılarında 2008’de %11.46, 2010’da %7.77, 2012’de %5.99 olan görülme oranı, 2014’de 3 katında daha fazla çıkarak %21.34’e ulaşıyor. 2016’da %18.13 ve 2019’da %20.47 olarak görülüyor. Yani özetle, boyun ağrıları ve türevleri çağın hastalıklarından biri olarak sayılabilir.

Daha sonra en yüksek olan rahatsızlık, bel bölgesi problemleri (bel ağrısı, bel fıtığı, diğer bel defektleri). Bel bölgesi ile ilgili problemler, 2008’de %22.54 oranında görülürken, 2019’da bu oran %29.68 olarak görülüyor. Bu da elimizdeki listenin en çok görülen hastalığı.

Omurilik kanseri, yırtılmış veya fıtıklaşmış disk, siyatik, artrit, böbrek veya omurga enfeksiyonları gibi belirli hastalıkların bir sonucu da olabilen bel ağrısı için, ilk çare doktora gitmek ve onun tavsiyelerine uymak.

Listede hipertansiyon, alerji, şeker hastalığı, astım, koroner kalp hastalığı ve depresyon gibi hastalıklar da bunları takip ediyor.

Depresyon?

Türkiye Psikiyatri Derneği, sitesinde depresyon için birçok risk etmeni saymış. Erken ebeveyn kaybı, madde ve alkol kötü kullanımı, anksiyete bozuklukları, kadın olmak, düşük sosyoekonomik düzey, ayrı yaşama, boşanmış olma, işsizlik, daha önce depresyon geçirmiş olma, yakın zamanda önemli yaşam olayları, stres etkenleri, kişilik yapısı, çocukluk döneminde cinsel veya fiziksel kötü davranılma öyküsü, bazı ilaçlar, tıbbi hastalıklar ve hormonal değişiklikler derneğin sitesinde saydığı depresyonun risk etmenleri arasında.

TÜİK’in araştırmasına göre de depresyon, özellikle son yıllarda etkisini arttırmış bir hastalık olarak görülüyor. 2008’de 4.08 olan yüzdelik oran, 2010’da 2.77 ve 2012’de 2.07’yken, 2014-2016-2019’da %10.97, %7.19 ve %8.99 oldu.

Depresyon (majör depresif bozukluk) nasıl hissettiğinizi, nasıl düşündüğünüzü ve nasıl davrandığınızı olumsuz etkileyen yaygın ve ciddi ancak tedavi edilebilen tıbbi bir hastalıktır. Depresyon sürekli üzüntü halinde olmaya ve zevk veren durumlardan keyif almamaya yol açar. Depresyon çeşitli duygusal ve fiziksel belirtilere yol açabilir. Depresyonlu kişilerde evde ve işte görevlerini yerine getirme yeteneği azalmıştır.

“Günlük hayatta depresyon” ile ilgili bilgiler veren özel bir hastanenin Youtube kanalında, “Depresyon,günümüzde dünyada görülen en sık rahatsızlıklardan biridir. Araştırmalara göre kalabalık şehirlerde depresyon görülmesi sıktır. Türkiye’de depresyon sıklığına baktığımızda %10 civarındadır.” denmektedir. Yani, kabaca bir hesapla yaklaşık her 10 kişiden biri depresyon hastasıdır ya da yakın bir dönemde bunu yaşamıştır.

Sağlıklı olmak için birkaç yol

Gündelik hayatlar, özellikle çalışma hayatlarındaki endüstrileşme ve insanın makineleşmesi nedeniyle, birçok hastalık daha çok insanda ortaya çıkıyor.

Bu sitenin/ dolayısıyla bu haberin yazarı ben Onur Metin de yukarıdaki grafikte listeden olan kronik hastalıklardan birini (pıhtı atması) oldukça ağır bir şekilde geçirdim, bu haberin sebebi biraz da bu. Benzer işler yapan birçok arkadaşım da kronik boyun tutulması, bel ağrısı ve depresyon gibi çeşitli şekillerde benzer hastalıklar geçirdiler.

Sağlıklı olmak için, yollar aslında çok, ama kendimden de biliyorum ki, zaman yok. Onun için mümkün olduğunca, gün içinde, kısa çalışma molaları vermek, 1-2 dakikalık ve çalıştığınız yerde de olsa yürüyüşler yapmak, camı açıp nefes almak ve hafta sonunda en azından kafayı evden dışarı çıkartmak en önemli tavsiyelerim olacak.

Bunun dışında, eğer sizi beden olarak zorlayan bir iş yapıyorsanız, gün içinde dinlenme molaları, iş için koruyucu ekipmanları kullanmak ve iş yerinizde ya da yakınınızda bir İş Güvenliği uzmanı varsa ondan faydalanmanızı tavsiye ederim.

Aşağıdaki grafikler, bu haberi buraya kadar okuyan siz değerli okuyucu için. Aşağıdaki grafiklere bakarak, bu hastalıkların kadın ve erkeklerde görülme oranlarına bakabilirsiniz.


Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir